Haftasonu karı-koca başbaşa Polonezköy'de geçirdik. Emre kuzenimin oğlu ile iyi anlaştığı için uzun zamandır orada kalmak istiyordu. Kuzumu anneannesiyle birlikte kuzenime bırakıp, Polonezköy'e gittik. Hava çok güneşli değildi ama yağışlı olmadığı için sevindik. Yemyeşil, birçok hayvanın (koyun, keçi, lama, inek, pony, ördek, kuğu ve birsürü tavşan) bulunduğu çiftlik gibi bir otele gittik. Otele yerleştikten sonra Polonezköy'e gittik. Leonardo'da birşeyler atıştırdıktan sonra otelimize maç izlemeye döndük. Maçtan sonra akşam yemeğimizi yedik. Birkaç kez Emre'yi aradık. Keyfinin yerinde olduğunu duyunca bizde keyiflendik. Sabah Emre'yi almaya gittiğimde uzun uzun sarıldık, öpüştük. Hemen sonra telefonumu istedi oyun oynamak için. Beni mi, yoksa telefonumu mu daha çok özlemişti anlamadım :)
Yeşile hasret kalmış İstanbul'lu olarak yollarda yeşilliklerin fotoğraflarını çektim. Hareket halinde fotoğraf çektiğim için fotoğraflar iyi çıkmadı. Kırmızının çeşitli tonlarında ağaçlar vardı. Onlarıs sadece seyretmekle yetindim, fotoğraf çekemedim :(
Çok güzel, keyifli bir haftasonu geçirdim :)
Ne güzel bir değişiklik, doğayla başbaşa, kafanız rahatlamıştır...
YanıtlaSilDarısı başımıza:)
Polonezköyü severim ,doğayla baş başa olmak insana iyi gelir.
YanıtlaSilHafta sonları biraz kalabalık olsa da bu mevsimde daha sakindir sanırım.
Senin için sevindim Didemcim oksijenleri depolamışsındır:)
İyi haftalar...
Didemcim, bende imrendim,bu güzel haftasonuna. özellikle kırmızı yaprak görmek istiyorum.
YanıtlaSilDoping olarak gelmiştir mutlaka.
İyi haftalar diliyorum.
sevgiler
şehrin keşmekeşliğinden sonra nasıl güzel gelmiştir bu yeşili ve huzuru bol Polenezköy...seni bu hafta kimse tutamaz artık Didemcim;)
YanıtlaSilGerçekten harika 1,5 gün geçirdim. Sanki 3-4 gün uzaklaşmışım gibi hissettim. Bu mevsimde, sakin ve huzurluydu Polonezköy. Şehirden uzaklaşmak isteyenlere tavsiye ederim:)
YanıtlaSil