17 Nisan 2012 Salı

Ne kadar yoğun geçiyormuş zaman, çalışmayan insanlar içinde ! İşten ayrılınca daha çok blog yazabileceğimi düşünüyordum ama yanılmışım. Hiç birşeye vakit yetmiyor gibi hala. Evde şöyle keyifle çok az vakit geçirdim.
6-9 Nisan tarihlerinde Venedik turuna katıldık. Uzun zamandır turla yurtdışına çıkmamıştım. Bence tursuz tatile çıkmak daha rahat, daha keyifli. Turun rezervasyon yaptırdığı otel Venedik'e yakın bir şehir olan Padova'daydı. Otelimiz Padova'nın da dışında, yemyeşil ormanın içindeydi. Mis gibi havası vardı. Ama tek başımıza Venedik'e ulaşmak çok rahat değildi. Neyse, yine de çok güzel bir tatil geçirmiş olduk. Kuzumu da dayısına bıraktık. Yiğenlerimle birlikte çok güzel vakit geçirmiş oğlum. Nasıl geçti diye sorduğumda, "Anne, dayımlarda 4 gün kaldım, tabiki harika geçti" dedi :)
Gelelim bizim İtalya-Venedik gezimize :
İlk günü Milan havaalanına indik. Bizi İtalyada yaşayan Türk rehberimiz havaalanında karşıladı. Sonra Verona'ya doğru yola çıktık. Önce Sirmione Kasabasına gittik. Bu şirin kasaba, Garda gölününün kenarında yeralıyor. Buranın havası o kadar temizmişki, insanlar çok sağlıklıymış. Doktorlar hastalarına burada 1 hafta geçirmelerini öneriyorlarmış.



Buradan tekrar otobüse binip, Verona'ya doğru yola çıktık. Verona'nın girişinde Roma'daki gibi Arena bulunuyordu. Yaz aylarında opera ve tiyatro oyunları oynanıyormuş. Tadilat olduğu için içeriye giremedik.


Arena'yı dışarıdan gördükten sonra, koştura koştura Jülyet'in evine ulaşmaya çalıştık. Yolda rehberi takip etmeye çalışıp, hava kararmadan birkaç fotoğraf çekmeye çalışarak Jülyet'in evine vardık.



Jülyet'in evine vardığımızda, ziyaret saati doldu dediler, ve içeri giremedik.
Bizde dışarıda fotoğraf çekmeye çalıştık ama karanlık çıktı fotoğraflar :(

Karşıda hafif parlayan bronz heykel, Jülyet'miş. Balkonda fotoğrafn sağında görünüyor. Gösterişsiz sade bir balkon. Ben daha şatafatlı, asmaların ve çiçeklerin süslediği bir balkon bekliyordum.

Buradan sonra serbest zaman ve akşam yemeğine ayrılmıştı. Bizde sokaklarda biraz dolaştık. Sonra bu tatilde yediğimiz en güzel makarnayı afiyetle yedik.



Sonraki günlerimizi anlatmaya daha sonra  devam edeceğim :)

5 yorum:

  1. ÇAlışmamanın tek kötü yanı bu herhalde; daha da yoğun olmak:)))
    Tatilin devamını da merakla bekliyorum bu arada.

    YanıtlaSil
  2. Didemcim, daha detaylı ve çok fotoğraflı olsun bir sonraki yazı :)
    Çok keyifli okumak.

    YanıtlaSil
  3. Didemcim tam düşünüyordum ki, Didem de artık çalışmıyor ama post koymuyor diye, baktım buradasın hem de ne güzel bir gezi haberiyle...
    Ah! o yemyeşil ormanın içindeki otelde olmak istedim:)
    Gelecek fotoları ve anlatımını heyecanla bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  4. Didem öyle deme , çalışmamak bizimde hayalimiz ama zaman yetmiyor diyorsun:) tatinize bayıldım zaten, devamını merakla bekliyorum..

    YanıtlaSil
  5. Didemciğim güzel bir tatil olmuş işten ayrıldıktan sonra ohh sefam olsun. İtalya yı henüz görmedim bende çok arzu ediyorum, inşallah bir gün kısmet olur.. minik oğlunu öpüyorum sevgiler..

    YanıtlaSil