29 Ocak 2014 Çarşamba

Aylardır yazmıyorum...


Yazacak bir konu bulamıyorum. Herşey rutin hayatımda. 15 Aralık'ta kuzumun 8. yaşgününü kutladık. Sonra yılbaşında Zeynepcimlerde harika bir yılbaşı gecesi geçirdik. Geçen hafta karnemizi aldık ve tatilimiz başladı. Bende tatildeyim bu hafta. Öğretmeni ilk hafta ders çalışmayın dedi. İkinci hafta ders çalışmaya başlayacağız. Pazartesi günü Karlar Ülkesi filmini izledik. Eğlenceli bir animasyondu. Kızlara daha çok hitap ediyordu bence. Dün eşimin işyerine gittik. Metrobüs ve metro eşliğinde. Eğlenceli bir gezi oldu. Oğlumla başbaşa kalmak, birlikte birşeyler yapmak çok hoşuma gidiyor. Ödev dışında birlikte çok vakit geçirmiyorduk. Bana çok iyi geldi bu tatil. 
Oğlumun dışında azar azar kitap okuyorum, filmler ve diziler seyrediyorum. 
Hep dolu dolu geçiyor günlerim ama ne yaptın diye sorulsa anlatacak çok birşey bulamıyorum nedense. 
Neyse günlüğe neden sık yazamadığımı biraz olsun anlatabildim sanırım. 
Biraz da fotoğraf ekleyeyim :) 



22 Ekim 2013 Salı

Kurban Bayramı

Bu bayram tatilimizi kayınvalidemin yazlığında, Antalya-Beldibi'nde geçirdik. (Narlar bizim bahçeden, çok lezzetli) Kayınvalidem çok mutlu oldu. Bizim için de çok keyifli bir bayram oldu. Bayramdan 4 gün önce gittik. Hava çok güzeldi, deniz hala ılıktı. Bol bol denize girdik.

Kemer'de Phaselis Antik kentinden denize girmek çok güzel. Kıyıda çam ağaçlarının altında oturup kitap okuyoruz, sohbet ediyoruz. Ara ara denize giriyoruz. Çok keyifli vakit geçiriyoruz. Kemer'e yolu düşenlere tavsiye ederim. Giriş ücretli ama müze kartımız olduğu için ücret ödemiyoruz :)
Bayram sabahı kahvaltımızı yaptıktan sonra komşularımızla bayramlaştık. İstanbul'dakileri telefonla arayıp bayramlaştık.
Bayramın 3. günü yağmur yağmaya başladı. Bizde İstanbul'a döndük. Uçağımız birkaç saat rötar yaptı yağmurdan dolayı. 4. günde İstanbul'da bayram gezisine çıktık. Akşam yorgun ama mutlu evimize döndük. Bayramımız çok güzel geçti. 

22 Eylül 2013 Pazar

Emre'yle ilk yurtdışı tatilimiz: Paris


Yurtdışı tatilleri çok keyiflidir benim için. Yeni ülkeler görmek, sokaklarında yürümek, müzelerini gezmek, değişik tatlar denemek çok hoşuma gider. Kuzumda evinden uzakta geçirdiği tatillerde ilk birkaç günden sonra sıkılır. Havuza denize girmek istemez. Yemek yedikten sonra hemen odamıza dönmek ister. Evcimen bir kuzum olunca yurtdışında sıkılır mı acaba diye endişelerim vardı. Ama bu endişelerim yersizmiş :) Babası ve ben yorulduk, söylendik ama kuzum keyif alarak gezdi tatilimiz boyunca. Deniz kenarında yaptığımız tatillerden daha çok keyif aldı. Hiç sıkılmadan, eğlenerek geçti tatilimiz.


Tatile çıkmadan önce eşim ve ben telefonlarımıza Offline Paris haritları yükledik. İnternete ihtiyaç olmadan haritalarımızı kullandık. Harita kullanma özürlü olduğum için ben çok memnun kaldım. Eyfel kulesinde çok uzun süre kuyruk beklendiği için bileti internetten satın aldık. Tatile çıkmamıza 1 hafta kala bilet almaya çalıştım ama yer yoktu. Yola çıkmamıza 1 gün kala internetten bilet buldum ve çok mutlu oldum. 


Bende Mona Lisa tablosunun fotoğrafını çektim :)

Paris'te müzelerin hepsini gezmek isteyenler için Museum Pass biletleri satılıyor. Detaylı bilgi: en.parismuseumpass.com Biz çok fazla müze gezmeyi planlamadığımız için, internetten Louvre Müzesi için bilet almak istedim ama bilet fiyatı neredeyse 2 katına geliyordu, vazgeçtim. Müze Çarşamba ve Cuma günleri 21:45'e kadar açık. Bizde Çarşamba günü öğleden sonra gittik ve hiç sıra beklemeden içeri girdik. (Salı günleri de müze kapalı) Çok büyük bir müze olduğu için tamamını dolaşamadık. Sık sık banklarda oturup dinlendik. Emre en çok merdivenlerinde koşturmaktan keyif aldı. 



D'Orsay Müzesi'ne girişte kuyruk uzundu ama orada da internetten bilet alanların sırasına aldılar bizi, çok uzun süre beklemeden içeri girdik. Emre merakla bütün salonları gezdi. Fotoğraf çekmek yasaktı ama Emre gizli gizli, flaşsız birçok tablonun fotoğraflarını çekti.

Disneyland'ın girişi

İçini gezdiğimiz perili köşk


Şirin evlerin içinde Disney oyuncakları satan dükkanlar bulunuyor

Çeşitli temalarda hazırlanmış labirentlerde gezdik
Çocukla Paris'e gittiğimiz için Disneyland ziyaretimizi de yaptık. Biletleri internetten alınca daha ucuza geliyor. Ama biz kapıdan aldık. Kişibaşı 5-6 euro daha pahalı oldu. Emre eğlendi ama Eyfel'e çıkmanın daha güzel olduğunu söyledi. Disneyland çok kalabalıktı. Her aktivite için uzun süre beklemek gerekiyor. Hava da sıcak olunca beklemek iki katı eziyete dönüştü. Kuzum eğlendiği için iyi ki gitmişiz. Disneyland için de offline harita uygulamasını telefonuma yüklemiştim. Çok gerekli değildi ama nerede bulunduğumuzu bulmak için arasıra kullandım. 



Monet'in evinin penceresinden bahçenin görünüşü

Meşhur tablosunda ki köprü


Çok merak ettiğim Monet'in bahçesini ve evini de ziyaret ettik. Paris'in dışında çok şirin bir köydü Giverny. Monet'in resimlerini çizdiği bahçesini görmek çok heyecan vericiydi benim için. Herşey eskisi gibi korunmuştu. Çiçekler bile aynıydı. Evinin dışarıdan görünüşü çok şirindi, içi de çok mütevazıydı. İyi ki gitmişiz.

Kuzucuk orjinal ekler pasta yerken :)

En keyif aldığım park & bahçe "Jardin des Tuileries"

Champs-Elysees Caddesi'nde mola

Seine Nehri'nin kenarında dinlenme




Yaz yağmurunda şemsiyeyle çimlerin altında keyfe devam eden baba&oğul :)

Jardin des Tuileries

Paris'te paklarda gezdik, ünlü caddelerinde yürüyüş yaptık. Biz eşimle yeni tatlar denemeye çalıştık ama Emre yüzünden daha çok fast food yedik. Oğlumu İstanbul'da bırakmadığım için, yanımda olduğu için çok huzurlu bir tatil geçirdim. 






Paris'ten sonra da eşimin doğup büyüdüğü Franfurt'a gittik trenle. Eşimin kuzeninin evinde kaldık. Emre kadar erkek çocukları var. Emre'yle birlikte oynadılar, eğlendiler.  Hayvanat bahçesini gezdik. Eski yerleşim yeri olan Römer Meydanı'nı gezdik. Biraz Türk Bakkalından alışveriş yaptık. Frankfurt tatilimiz de çok güzel geçti.

Bu yaz evimizi çok özledik :)

25 Temmuz 2013 Perşembe

Yine Yeniden Merhaba :)

Uzun aradan sonra birşeyler yazayım dedim :)
En son kuzen buluşmasında kalmışım. Her ay, yaş sırasına göre (büyükten küçüğe doğru) bir kuzende buluşacağız diye kararlaştırmıştık. Anneannem çok rahatsızlanınca ben çağıramadım. Benden sonrakiler de çağırırız dediler ama ses çıkmadı. Nisan'dan Haziran'a kadar anneannem çok ağır hastalandı. Nefes almakta zorlanıyordu. İlaçlar ve serumlar sayesinde toparlandı çok şükür. Haziran'da kendine geldi anneanneceğim. Hastalığı süresince bende haftanın birkaç günü anneannemi ziyaret ettim. Çok keyifli zamanlar geçiremediğim için blog yazmak istedim.

Okullar kapanınca kayınvalidemin Antalya-Beldibi'nde ki yazlığına gittik. Abimler ve annem de geldi. Cümbür cemaat, neşeli, yüzmeli, mangallı 1 hafta geçirdik.



Abimler ve annem İstanbul'a dönünce kayınvalidemle birlikte Kiriş'te Limak Limra Hotel'de kaldık. Yemyeşil, temiz bir oteldi. Personeli güler yüzlü ve yardımseverdi. Yemekleri  de çok güzeldi. Ama otel çok kalabalıktı. Sakin bir havuz bulduk, 1 hafta keyif yaptık. Sonra yine yazlığa döndük. Birkaç gün sonra da daha önce hiç görmediğim Fethiye-Ölüdeniz'e gittik. Çok güzel, sessiz butik bir otelde kaldık. (http://www.morinahotel.com/tr/) Ölüdeniz'in sahili çok temiz görünmüyordu. Deniz bisikleti kiraladık. Açıklardan turkuaz rengi denizde yüzdük. Ben  Fethiye'yi çok beğenmedim. Çok kalabalıktı. Restoranların ve barların önünde çalışanlar turistleri esir alır gibi ısrarla içeriye davet ediyorlardı.

Oradan Marmaris- İçmeler'e gittik. 20 yıl önce babam ve annemle birlikte gitmiştim. Çok değişmiş, gelişmiş. Kaldığımız otel eski bir oteldi ama şık ve temizdi. Personeli ilgili ve güleryüzlüydü. Yiyecekleri lezzetliydi. Pastanesindeki pastalar harikaydı :)

Bir gün Sedir Adası'na gittik. Eskiden sahilde oturuluyordu. Artık sahile girişte yasaklanmış. Kayalıklardan denize girmek için merdiven yapmışlar. Denizi eskisi gibi pırıl pırıldı.

Sedir Adası

Marmaris'te 4 gün kaldıktan sonra Bodrum'a geçtik. Bodrum'un girişinde, Güvercinlik'te kaldık. Hotel çok güzeldi. Çocuklu olduğumuz için aile odası verdiler. Çok mutlu olduk. Emre istediği gibi çizgi film izledi. Babası da diğer oda da spor programlarını izledi. Bende oğlumun yanında kitaplarımı okudum. 1,5 aylık tatilimizin son günleri olduğu için havuza ve denize çok girmek istemedi kuzum. Biz denize girerken kuzum bazen oda da oturdu. Personeli güleryüzlü ve ilgiliydi. Yemekleri özellikle çeşitli baklavaları harikaydı !



Gündüz denize girmedi, gece girdi huysuz kuzu

Akşamları babasıyla satranç oynadılar


Bu arada tatil boyunca 3 kilo verdim. Güzel yemeklerden ve tatlılardan azar azar yemeğe gayret ettim.

Okuduğum kitapları da unutmadan not edeyim.
Hepsini keyifle okudum. Sürükleyici kitaplardı. Tavsiye ederim.

Bir Cihan Kafes - İclal Aydın
Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit
Cehennem - Dan Brown
İstanbulum * Kilyos - Vural Sözer

29 Temmuz Pazartesi sabahı da oğlumun bir hayalini daha gerçekleştirmeye Paris'e gidiyoruz :) TV'de gördüğü büyük müzeleri, Eyfel'i, Disneyland'ı merak ettiği için kuzumuzu götürmeye karar verdik. Umarım o da bizim kadar keyif alır Paris'ten. Paris'ten sonra da eşimin doğduğu şehir olan Frankfurt'a gideceğiz yine. Dönüşte güzel haberlerle yazılarıma devam ederim inşallah. Şimdiden herkese iyi bayramlar :)